28 Yaşında Ve Çocuk!

Görsel Kaynak ''Bir tane ne elma yedi ne de şeftali, kapıyı da kilitledi.'' sözleri eşliğinde şu satırları yazıy...




''Bir tane ne elma yedi ne de şeftali, kapıyı da kilitledi.'' sözleri eşliğinde şu satırları yazıyor olmak, içinde bulunduğum ruh halini onaylar nitelikte. Uzun sarı saçlarım ve kadınsı yüz hatlarım ile dışarıda ''hanım'' sıfatına layık görülsem de, içimde büyütemediğim o küçük kız annemin gözünden asla kaçmıyor!

Yetişkin olmak, yetişkin gibi davranmak gibi bir takım kavramlar var ve ben hala bunlarla yüzleşebilmiş değilim. Hayatımın şu an ki döneminde tüm bu kavramlar benim için büyük puntolarla  yazılmış ''MECBURSUN!'' anlamına geliyor ve bu durum içimde ki küçük kız çocuğunu çığlıklar içinde bırakmaya yetip de artıyor bile. 

ÇALIŞ!

Cebimde 100 TL ile Ankara'da kendimi alabildiğine özgür hissederken, şimdi maaşımı alıp cüzdanıma koyduğumda zengin (neye göre kime göre? Belki de sadece bi çocuğa göre) ama kelepçeli hissediyorum kendimi. Sabah 9'dan, akşam 7'ye kadar ayaklarımdan bir koltuğa zincirlenmiş, öylece ay sonunu bekleyen, canı istediğinde dışarı çıkıp bir kahve bile içemeyen, kocaman kocaman problemlerin arasında kaybolmuş ve beyninde sürekli ''zorundasın!'' kelimesi yankılanan bi insan. Bazen öyle bir an geliyor ki, içimde ki çocuğu kandıramıyorum ve cılızda olsa sayıklıyorum oturduğum yerde; ''BU BÖYLE OLMAMALI YA!''

Düşünüyorum sonra. Uzun uzun... Hatta bazen saatlerce. Herkesin sevdiği işi yaptığı, dilediği kadar çalışıp dilediği kadar dinlenebildiği bir Dünya yaratıyorum kendime. Yetişkinlerin arasında Ütopya sayılabilecek bu hayalim, kapitalist düzende kendine elbette bir yer bulamıyor ama yine de içimde ki çocuk inatla bağırıyor yine; ''TAMAM BELKİ DÜNYA DEĞİŞMEYECEK AMA SEN KENDİ DÜNYANI DEĞİŞTİREBİLİRSİN!''

Yapabilirsin, başarabilirsin diye durmadan içimden tekrarladığım telkinler beni şu an bir yere taşıyabilmiş olmasa da, asla kaybolmayan umudum ile çevremdekileri korkutup ''Hayal aleminde yaşıyorsun, otur oturduğun yerde, büyü biraz.'' telkinlerine dönüşüyor. Kendini gerçekleştirmek için çırpınan ve bu uğurda durmadan çocuklaşıp hayal aleminde yaşayan BEN, en büyük darbelerden birini iş hayatı konusunda alıyorum böylelikle...

Çünkü 28 yaşındayım. Kadınım ve biraz uslu durmam gerek artık. Bir işim var, para kazanıyorum ve Mutluluğu arıyor isem; sözlüğü açıp bakmalıyım!

EVLEN!

''Bak güzel kızım yaşın geçiyor artık, Saçı yok gözü kör deme. Güzelliğin toz olur uçar gider anlayamazsın, o peşinde koşan oğlanlar koşmaz olur, arkalarından bakakalırsın.''

Hepsi bu kadar iyi niyetli değil tabii. Daha geçtiğimiz Salı günü KEPÇELERİ DOZERLERİ OLAN bir beyi istemediğim için ''SEN ALLAHTAN BELANI İSTİYORSUN'' diye küçük bir toplumcuk tarafından linç edildim. Ve sonra yine o suçlayıcı tavır ile yüz yüze geldim. ''Çocukluktan çık artık!''

Öyle çok sorguluyorum ki bu durumu. Yetişkin olmak bir çok arkadaşımın yaptığı gibi ''Yaşım geldi, e durumu da iyi daha ne isteyeyim?'' diye kalbini susturup, kaderine razı gelmek mi? Ya da isteklerini, kalbinin sesini bir tarafa bırakıp senin değil de toplumun biçtiği rolü sergilemen mi? Biraz dik başlı, biraz asi, ailesini üzen, kendi bildiğini okuyan ve bir çok sıfat yapıştıralabilecek şu karakterimin altında yaralı ve istediği hayat için durmadan ağlayan bir kız çocuğu var. Yastığa her kafasını koyduğunda onunla baş başa kalan, onu avutansa yine benim! 

Ben İnstagram'a mutluluk pozları atmak değil, orada gerçekten mutlu olduğum anları sevdiğim insanlarla paylaşmak istiyorum. Kocaman bir hayatı, 3 odalı bir evde paylaşacağım adamı mecburiyetten değil, tüm kalbimle hayatıma kabul etmek istiyorum. Bebeğimi kafa karışıklıklarıyla değil, sevgiyle büyütmek işimi ise asık suratla değil, her saniyesinden zevk alarak yapmak istiyorum. Ve bu isteklerimin yetişkinler dünyasında tek bir anlamı var.

ÇOCUKLUK!

Bunları da Sevebilirsin

14 yorum yapıldı

  1. Düşüncelerin çocukça değil ama kendinden olabilecek şeyler de değiller maalesef.
    Bu sebeple biraz çabalamam gerekiyor ama yanlış denizlerde değil hayalinin gerçek olabileceği bir yolda çabalamalısın.
    Herşey gönlünce olur Insaallah kısa zamanda.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında çabalıyorum ama aynı sosyal çevre içerisinde ve aynı işleri çok daha iyi yapmaya çalışarak... Belki de konfor alanımdan çıkmam gerekiyordur. Bilmiyorum.:(

      Sil
  2. Ah Melodram, kimseyi dinleme. Sadece kendini dinle. Öpüyorum.

    YanıtlaSil
  3. Öyle yapıyorum Ahucum, bende seni öpüyorum :*

    YanıtlaSil
  4. Eskiden yani blog okumak daha revaştayken hep takip ederdim sizi. Bir ara kayboldunuz ortalardan googleda instagramda da bulamadım :/ Bebişimi biraz büyütüp şimdi blogları okumaya başlayınca gördüm
    tekrardan sizi. Çok sevindim inanın. Ben 23 yaşında 1.5 yaşında bebe annesi evli bir kadınım. Evliliğin de bekarlığın da kendine göre hengameleri var. Ama şuan diyebilirim ki evlilik gerçekten sevip her kusuruna katlanabileceğiniz birini sevmeden pekte mümkün değil günümüzde.
    Sizinle aynı hayalleri paylaşıyorum hep. Ama malesef gerçekten de bir ütopyadan ileri gidemiyor. Hayalleriniz hep içinizde ki çocukta canlı kalsın dilerim, sevgiler ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, kaybolduğumda merak edenler olup olmadığını hep çok merak etmiştim ama gelip bir kaç satır yazacak gücü de bulamadım kendimde. :)

      Bebişi kocaman öpüyorum, içimde ki çocuğu öldürmeden inşallah bende bi bebiş getirebilirim dünyaya :)))

      Sil
  5. Çok kolay geliyor onlara herhangi bir ilgiye sevgiye sahip olmadığın biriyle aynı yastığa baş koymak falan. Sevmenin, evlenmenin ya da hayatta yaşayacağın herhangi bir şeyin yaşı olabilir mi ya? Şu dünyaya bir kere geliyoruz ve bunun istediğimiz şekilde olması gerekiyor. Sen istediğin doğrultuda hareket etmeye devam et Melo. O toplum ve komşu baskısıyla onların dediklerini yapsan da başedebileceğin bir şey değil çünkü. Bitmiyor ki istekleri bir türlü!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah şu yorumla bile burayı ne kadar özlediğimi anlayabiliyorum, birinin devam et demesine o kadar çok ihtiyacım varmış ki...

      Söylediğin gibi, Dünya'ya bir kez geliyoruz ve onu da el birliğiyle birbirimizin burnundan getiriyoruz. Bu kadar baskı, dedikodu, nefret olmasa keşke...

      Sil
  6. Ben 27 mi henüz doldurdum. Sevdiğim adamla erken diyebileceğim bir yaşta evlendim.İki çocuğum var ve seninle aynı duygulara sahibim. İnsanlar her şeye bir kulp takıyorlar illaki. Önce okulum bahaneydi sonra çocuk olmaması. Çocuklar oldu onlarla oyunlar oynamamız çok şımartıyorsunuz oldu. Sonra işim bahane oldu. Kitap okurum tv seyretmem anime severim pc oyunu severim bunlar çocukluğumdan gelen rutinler bir de. Ona rağmen ne değişik bir insansın oldu. Sonra çok acayip bir çiftsiniz oldu. Birilerinin normlarına uyma mecburiyetimiz varmış gibi dayatılmasından hep nefret ettim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bana kalırsa anormal olan toplumun biçtiği roller. Neden hepimizin zevklerinin, tercihlerinin aynı olmasını beklerler ki? Farklıyken güzeliz oysa...

      Sil
  7. Gitme melo Seni okumayı özlüyorum küçüklüğümden beri seni takip eden ben dün 21 i bitirdim :)
    Düşüncelerin ve sen o kadar değiştin ki
    Hayatına güzellikleri çek öyle düşün öyle olsun inşallah 🤗

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sürekli sürekli deniyorum hayatıma güzellikleri çekmeyi ama çekim gücüm düşük herhalde pek beceremiyorum.:))

      Buralarda kalmayı çok istiyorum, umarım bu kez becerebilirim ve 21 dedin beni bitirdin.:) Yaşlanıyorum :((

      Sil
  8. Blogumu ve blogger hesabımı çoktan kapattım ama her ay Melo geri gelmiş mi diye kontrol ediyorum, ve nihayet istediğim tablo ♥
    Ankara'daki o çılgın günlerini hatırlıyorum da, küçücük şehrimden ne büyük hevesle okurdum onları.. Şimdi ben de öyle güzel bi üniversite hayatı yaşıyorum ki, bi gün biteceğini düşündükçe içim kararıyor, her şeyin sonu olacakmış gibi geliyor....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte buraları özleme sebebim, çok mutlu oldum teşekkür ederim. <3

      Asla öyle düşünme ve üniversite hayatının tadını sonuna kadar çıkar.:) Karamsar gelecek hayallerinin bugününü etkilemesine asla izin verme. Hem sonlar bazen çok daha güzel başlangıçlara da sebebiyet verebiliyor.:)

      Sil

Çekinme, gönder gelsin.:)