Bu arada Tinder'dan Tiksiniyorum!

Kendimi bir boks ringinde ağzı burnu kan içinde kaldığı halde, daha da hırslanan hırslandıkça hırçınlaşan bir boksör gibi hissediyorum şu g...

Kendimi bir boks ringinde ağzı burnu kan içinde kaldığı halde, daha da hırslanan hırslandıkça hırçınlaşan bir boksör gibi hissediyorum şu günlerde. Nakavt olmak üzereyim ama hala bir ayakta durma inadı, halaaa bir ''ben şu son yumruğu bir atayım da.'' inancı...



İlk yumruk; Öğrenim Kredisi

''19 yaşında ki melodram rahat etsin, 20'lerin ortasında zaten tomar tomar para kazanacak ve aklı başında bir insan olacak muhtemelen. O bir çözüm yolu bulur, şimdi gidip bu krediye başvurmalıyım ki, üniversite yıllarımda kültür sanat aktivitelerinden değil belki ama sosyal ortamlardan eksik kalmayayım. Hem pardon ama üniversiteeee! Sonuçta bir üniforma giymiyoruz değil mi?''

O an düşünce şeklim işte şu yukarıdaki gibi. Zaman makinası icat edilmiş olsa, şimdi hiç üşenmem o ana ışınlanıp ''senin bana kastın ne be!'' diye iki tokat atar geri gelirim. Çünkü 20'lerin ortasındayım ve kendim ile ilgili yapabildiğim en büyük öz eleştiri; beynimin hala ergen gibi işliyor olması. Yıllarca ertelediğim borcun vergi dairesine gittiğini öğrendiğimde bile onun faizleneceğini düşünemedim. ''Aman bir ara öderim'' derken, her ay gecikme zammı uygulandığını bilmiyordum ve en kötüsü de tüm bunlarla yüzleştiğimde bunu ödeyecek kenarda birikmiş bir param yoktu! Usulca yorganı kafama çektim ve borçtan saklanmayı denedim. Anksiyete bozukluğuna sahip bir insanı zaten sorunlardan yorgan kurtaramaz, direkt kafayı koparmak lazım. Dolayısıyla ani bir panik içinde yaşıma başıma aldırmadan ertesi sabah kahvaltı masasında dolu dolu gözlerle ''benim borcumu ödeyelim miğğğ?'' diye sordum aileme. 50 yaşında, dul, benimle yaşıt çocukları olan bir adamla evlenme kararı vermişim gibi baktılar yüzüme ve o meşhur cümle yankılandı mutfağın duvarlarında. ''Çok sorumsuzsun Melodram, o borcu kendin ödeyeceksin!'' 

İkinci yumruk; TİNDER!

''Bazen Allah kurtarıyor, siz ayrılık sanıyorsunuz.'' diye bir söz var, çok dolanır etrafta. İşte, her şey olup bittiğinde bu söz yankılandı kulaklarımda bu kez. Çünkü sahnede en saf yanım, en aptal tarafım oynuyor ve ben asla mantığıma söz geçiremiyorum.

Uzun uzun yazmayacağım, anlatmayacağım da. Ona son attığım mesajı atayım, siz anlayın.

''Dikkat et, Tinder'da takılan kızların %80'i, kalbinden önce arabanın markasına bakar. Ama sen iki türlü de kaybedensin!''


Bunları da Sevebilirsin

3 yorum yapıldı

  1. Ah melo ah o birinci madde var ya allah onun belasını versin. Yorgan en yakın arkadaşım oldu...

    YanıtlaSil

Çekinme, gönder gelsin.:)